Boşanma sürecinde eşlerin en hassas noktalarından biri çocukların velayetidir. Mal paylaşımı ya da nafaka çoğu zaman ikinci planda kalırken, velayet konusu hem duygusal açıdan hem de hukuki açıdan en çok tartışılan meselelerden biri olur. Çocuğun kimin yanında kalacağı, nasıl bir yaşam sürdürüleceği ve geleceğinin güvence altına alınması aileler için oldukça önemlidir.
Velayet davalarında tarafların duygusal yaklaşması doğaldır, ancak kararın hukuki boyutu vardır. İşte bu nedenle sürecin başından itibaren profesyonel bir avukat desteği almak kritik bir rol oynar. Biz de bu yazımızda velayetin nasıl belirlendiğini, hangi kriterlerin dikkate alındığını ve süreçte dikkat edilmesi gerekenleri tüm ayrıntılarıyla ele alacağız.
Velayet, çocuğun bakımını, eğitimini, korunmasını ve geleceğini ilgilendiren tüm hak ve sorumlulukları kapsayan bir hukuki kavramdır. Türk Medeni Kanunu’na göre velayet, boşanma halinde anne veya babadan birine verilir.
Mahkeme velayet kararını verirken tamamen çocuğun üstün yararını gözetir. Yani anne veya babanın maddi gücünden çok, çocuğun fiziksel, duygusal ve psikolojik gelişimi ön planda tutulur.
Boşanma davası açıldığında velayet konusu da davanın bir parçası olarak gündeme gelir. Taraflar anlaşmalı boşanma davasında velayet konusunda uzlaşabilir, çekişmeli boşanmalarda ise karar hakimin değerlendirmesiyle verilir.
Anlaşmalı boşanmada: Tarafların imzaladığı protokolde velayet kime verilecekse, mahkeme çocuğun yararına aykırı bir durum görmediği sürece bunu onaylar.
Çekişmeli boşanmada: Hakim, tarafların yaşam koşullarını, gelir durumunu, çocuğa ayırabilecekleri zamanı ve psikolojik durumlarını değerlendirir.
Mahkeme velayeti belirlerken bazı temel unsurları dikkate alır:
Çocuğun üstün yararı: Her şeyin üzerinde tutulur.
Çocuğun yaşı: Küçük yaşlardaki çocukların velayeti genellikle anneye verilir.
Anne-babanın yaşam koşulları: Çocuğa uygun ortam sağlayabilme kapasitesi.
Eğitim ve sosyal çevre: Çocuğun düzeninin korunması gözetilir.
Tarafların psikolojik durumu: Hakim gerekirse uzman raporlarından faydalanır.
0-3 yaş arası çocuklar: Genel olarak anneye verilir.
3-7 yaş arası çocuklar: Anne-çocuk bağı dikkate alınır, ancak babanın koşulları da incelenir.
7 yaş üstü çocuklar: Eğitim ve sosyal düzen ön planda tutulur, çocuk görüşünü ifade edebilir.
Burada en doğru yönlendirmeyi süreci iyi bilen bir avukat yapacaktır.
Velayet kararı kesin değildir. Çocuğun yararı gerektiriyorsa mahkeme bu kararı ilerleyen dönemde değiştirebilir.
Ebeveynin çocuğa zarar vermesi
İhmal ya da kötü muamele
Yeni evlilikle çocuğun yaşam düzeninin bozulması
Çocuğun ciddi şekilde mağdur olması
Bu gibi durumlarda velayet davası yeniden açılabilir.
Çocuğun velayetini alan taraf, çocuğun bakımından sorumludur. Diğer taraf ise iştirak nafakası ödemekle yükümlüdür. Nafaka miktarı, tarafların gelir durumuna ve çocuğun ihtiyaçlarına göre belirlenir.
Velayet davaları hem teknik hem de duygusal açıdan oldukça zor süreçlerdir. Tarafların kendi başına hareket etmesi çoğu zaman hak kaybına yol açar.
Bir avukat bu süreçte:
Doğru dilekçelerin hazırlanmasını sağlar,
Çocuğun yararını savunurken delilleri doğru sunar,
Mahkeme sürecinde müvekkilini profesyonel şekilde temsil eder.
Tekirdağ’da boşanma ve velayet davaları oldukça sık görülmektedir. Çocukların geleceğini ilgilendiren bu davalarda aileler genellikle sürecin nasıl ilerleyeceğini merak eder. Bizim de Çorlu’daki avukat büromuzda en çok danışılan konulardan biri velayettir.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, her davanın kendi koşullarına göre farklılık göstermesidir. Dolayısıyla standart bir karar yoktur; her aile için ayrı değerlendirme yapılır.
Anlaşmalı boşanmalarda taraflar arasında yapılan protokolde velayetin kime bırakılacağı açıkça belirtilmelidir. Eğer çocuk küçük yaştaysa ve anne-baba arasında farklı bir talep yoksa genellikle anneye bırakılır. Ancak her durumda mahkeme çocuğun yararını gözetir.
Tarafların uzlaşamadığı durumlarda süreç daha zorlu ilerler. Mahkeme, sosyal inceleme raporu alabilir, pedagog görüşü isteyebilir ve tarafları ayrı ayrı dinleyebilir. Bu süreçte hukuki temsilin gücü oldukça belirleyicidir.
Velayet davasının süresi davanın anlaşmalı mı çekişmeli mi olduğuna bağlıdır:
Anlaşmalı boşanmalarda birkaç ayda sonuçlanabilir.
Çekişmeli davalarda ise 1 yıla kadar uzayabilir.
Avukatsız dava açmak
Çocuğun yararını değil, kendi isteklerini ön plana koymak
Eksik belge sunmak
Mahkeme sürecini yanlış yönlendirmek
Bu hatalardan kaçınmak için mutlaka bir avukat ile hareket edilmelidir.
Velayet konusu, boşanma davalarının en hassas yönlerinden biridir. Mahkemeler her zaman çocuğun üstün yararını gözeterek karar verir. Ancak sürecin doğru yönetilmesi için profesyonel destek şarttır.
Eğer siz de velayet konusunda hukuki danışmanlık almak istiyorsanız, Çorlu’daki avukat büromuzda uzman ekibimizle görüşebilir veya tüm Türkiye'den gelen müvekkillerimiz gibi bizimle iletişime geçebilirsiniz.
1. Boşanmada velayet otomatik olarak anneye mi verilir?
Hayır. Mahkeme çocuğun yararına göre karar verir, ancak küçük yaşta çocukların velayeti genellikle anneye bırakılır.
2. Çocuğun görüşü dikkate alınır mı?
Evet, 7 yaşından büyük çocukların görüşü mahkeme tarafından dinlenebilir.
3. Velayet değiştirilebilir mi?
Evet. Çocuğun yararını tehdit eden bir durum ortaya çıkarsa velayet kararı değiştirilebilir.
4. Velayet davaları ne kadar sürer?
Anlaşmalı boşanmalarda birkaç ay, çekişmeli boşanmalarda ise 1 yıla kadar sürebilir.
5. Velayet davası için avukat tutmak zorunlu mu?
Zorunlu değildir, ancak sürecin sağlıklı ilerlemesi için bir avukat desteği şiddetle tavsiye edilir.
0 Yorum